Bölüm 2 – Sessizliğin İçindeki Çığlık
BÖLÜM 2 Nerede kalmıştık? Evet… Bölüm 1’in sonunda adamımız annesiyle konuşmuştu. Annesiyle içten bir sohbetin ardından evine doğru yola koyuldu. Eve vardığında onu yine aynı şey karşıladı: sessizlik. Duvardaki saat bile sanki onun içini oymaktan vazgeçmişti; tik taklar susmuştu. Sessizliğe daha fazla dayanamayan adam, müzik açtı. Sakin bir ezgi doldu odaya. Çalışma masasına geçti, kalemi eline aldı ama zihni orada değildi. Arka planda müzik çalarken, zihninde hiç susmayan bir ses vardı. İç sesi… Durmaksızın konuşuyordu. Ne kadar bastırmaya çalışsa da başarılı olamıyordu. Dışa vurmakta zorlanıyordu. Ta ki… artık dayanamayana kadar. Bir anda eline kalemi aldı ve içinden geçenleri yazmaya başladı. Yazdı, yazdı, sayfaları çevirdikçe daha da hızlandı. O kelimeler onun iç savaşıydı. Her harf bir gözyaşı, her satır bir iç çekişti. En sonunda durdu. Başını arkaya yasladı, gözlerini kapattı, derin bir nefes aldı. Sessizce, boğuk bir tonda fısıldadı: “Çok yaşa, Lavinia…” Ardından yerinde...